arabulucuk hukuku

Arabuluculuk Hukuku çalışma alanı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu kapsamında yürütülmektedir. Bu kanun Türkiye’de 2012 yılından beri yürürlükte bulunmakta ve özel hukuk uyuşmazlık durumlarında dava öncesinde yürütülmektedir. Arabuluculuk Hukuku ile birlikte uzlaşma sağlanması halinde herhangi bir mahkeme sürecine gerek kalmadan tarafların anlaşması mümkün olmaktadır.

Arabuluculuk işlemleri çözümü itibariyle daha kolay ve kısa süreli çözüm olanakları sunduğu için tarafların da öncelikli tercihleri arasında yer alabilmektedir. Fakat bunun için şartların her iki tarafın da uzlaşacağı bir zeminde buluşturulması gerekmektedir.

Özel hukuk alanındaki pek çok dava öncesinde arabuluculuk hizmetleri verilmekte olup tarafların bir araya getirilerek iletişimin daha sağlıklı bir biçimde kurulmasına yardımcı olduğu için pek çok problemin de mahkeme süreçlerine başvurulmadan çözülmesini sağlamaktadır.

Arabuluculuk Hukukunun Temel İlkeleri

arabuluculuk hukukunun temel ilkeleri

Arabuluculuk Hukukunda temek ilkeler şu şekilde uygulanmaktadır:

  • İradi ve eşit olma ilkesi, her iki tarafın da kendi iradesine bağlı olarak arabuluculuğu kabul etmesi ve süreç boyunca eşit haklara sahip olmalarını zorunlu kılmaktadır. Bu ilke dahilinde tarafların arabuluculuk süreçlerinden vazgeçme hakları da bulunmaktadır.
  • Gizlilik ilkesi kapsamında ise her iki taraf üzerinden sunulan bilgilerin arabuluculuk süreçleri dışında paylaşılmaması zorunlu kılınmaktadır.
  • Beyan ve belgelerin kullanılamaması ilkesi ise arabuluculuk süreçleri sonrasında mahkemeye başvurulması halinde delil olarak kullanılamayacağının belirlenmesidir.

Bu temel ilkeler her iki taraf için de geçerli olmakta ve olası bir ilke ihlali halinde de yaptırımların uygulanması söz konusu olabilmektedir. Bu nedenle Arabuluculuk Hukuku kapsamında hem tarafların hem de Arabulucuların süreci iyi bir biçimde bilmesi ve karşılıklı paylaşımda bulunmaları gerekmektedir.

Arabuluculuk ilkeleri kapsamında arabulucuların tarafsızlık ilkesi bulunduğu için kendi isimleri üzerinden unvan dışında bir reklamda ya da iş birliğinde bulunmaları da yönetmelikler üzerinden engellenmektedir. Bu nedenle yalnızca resmi unvanlar dahilinde çalışmaların yürütülmesi ve evrakların düzenlenmesi gerekli görülmektedir.

Arabulucuların tarafsız olmalarının yanı sıra çözüm dayatma ya da ısrarcı olma gibi bir tutum da takınmamaları gerekmektedir. Taraflar için yasal çerçevede uygulanabilir yöntemleri taraflar nezdinde objektif olarak sunmaları yeterli görülmekte ve bu çözümler içerisinden seçim yapma hakkının da tarafların kararlarına bırakılarak sonuçlara saygı duyulması gerekmektedir.

Ayrıca aile hukuku hakkında bilgilere de bakabilirsiniz.

Arabuluculara Verilmiş Olan Hak ve Yükümlülükler Nelerdir?

Arabuluculara verilmiş olan hak ve yükümlülükler kanun tarafından belirlenmiştir. En temel yükümlülükleri ise tarafsız olmaları olarak bilinmektedir. Bu nedenle mevcut beyan ve belgeler üzerinden sürecin yürütülmesi gerekmektedir.

Arabuluculuk Hukuku kapsamında tarafların uzlaşma süreçlerine şahsen katılması mümkün olduğu gibi vekilleri aracılığıyla da katılım sağlamaları mümkün olmaktadır. Bu durumda herhangi bir ön koşul bulunmamaktadır.

Arabulucuların süreç takibinde tarafların eşitlik ilkesine yönelik aksi bir durum meydana gelmesi durumunda bunu beyan etmeleri gerekmekte ve bu beyan kapsamında her iki tarafında kabulü halinde sürece devam edilebilmektedir.

Arabuluculuk Faaliyetlerine Nasıl Başvurulur?

arabuluculuk faaliyetlerine nasil basvurulur

Arabuluculuk faaliyetlerine başvuru yapılması için öncelikli olarak tarafların kendi iradeleri ile bir arabulucuya başvurmaları gerekmektedir. Bunun yanı sıra mahkeme tarafından da arabulucuya başvurulmasına yönelik yönlendirme yapılabilmektedir.

Taraflardan yalnızca birisinin arabulucuya başvurması durumunda diğer tarafa bir talep iletilmekte ve karşı tarafın da bu talebe en fazla otuz gün içerisinde olumlu dönüş yapması gerekmektedir. Aksi durumda uzlaşma süreci başlatılamamaktadır.

Mahkeme üzerinden arabulucuya başvurma talebinin alınması halinde ise mahkemenin ortalama olarak üç ay süre ile ertelenmesi sağlanmakta ve bu süre içerisinde arabuluculuk işlemlerinin tamamlanması gerekli görülmektedir. Sonrasında eğer uzlaşma sağlandıysa tarafların talebi ve rızası ile bu sonuç üzerinden mahkeme karar verilmektedir.

Arabuluculuk Sürecinin Sonlandırılması Nasıl Olur?

Arabuluculuk sürecinin sonlandırılması yalnızca uzlaşmanın sağlanması durumunda değil taraflardan biri ya da ikisinin arabuluculuk sürecini sürdürmemeye yönelik kararıyla da mümkün olmaktadır.

Arabuluculuk sürecinde tarafların kendi rıza ve isteği ilk yükümlülük olması nedeniyle arabulucunun bu konuya dair taraflara bir zorlama yapması mümkün olmamakla beraber aynı zamanda zorlama ya da yargılama durumlarına ilişkin cezai yaptırımlar da bulunmaktadır.

Arabuluculuk Hukuku dahilinde yürütülen uzlaşma süreçlerinin tarafların kabulü dahilinde sonlanması bir belge ve tutanak ile beyan edilmektedir. Bu beyan tarafların ya da taraf vekillerinin imzası ile ilgili mahkemelere sunulmaktadır. Belge içerisinde anlaşmanın nasıl yapıldığına dair de bilgilerin bulunması gerekmektedir.